 |
Giyim Hakkında Haberler
 |
Kadıköy Life Sonbahar Sayısı yayınlandı...Kadıköy Life Dergisi’nin 47. sayısı yayınlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılacak olan Kadıköy Meydanı Düzenleme Projesi’ni kapak konusu yapan dergide, Meydan ve ayrıntıları hakkında ilginç detaylar var…
160 sayfalık Eylül & Ekim 2012 sayısının diğer haberleri de, son derece ilginç konulardan oluşuyor. İşte bu haberlerden bazıları:
Kadıköy’de HUZUR ve GÜVEN’in sorumlusu: Nurettin Demir…
Kadıköy’ün yeni Emniyet Müdürü Nurettin Demir, ilk röportajını Kadıköy Life’a verdi. Eski bir Kadıköylü olan Demir; “Kadıköylülerin huzur ve güveni için elimden geleni yapacağım” dedi…
Atlı Muazzez Hanım Köşkü yok olmasın!
Bir zamanlar Ord. Prof. Mustafa Reşit Belgesay, Turgut Demirağ, Ali Bozer, Nazmi Tarakçı, Mümtaz Balsöz, Asım Gündüz, Canip Özden, Haluk Topaloğlu gibi isimlerin ikamet ettiği ‘Köşkler Diyarı Göztepe’nin dillere destan köşklerinden biri olan Atlı Muazzez Hanım Köşkü hakkında ilk kez okuyacağınız ilginç notlar…
Anadolu Yakası, Kadıköy ile ‘değer’leniyor…
Metro açılışından yeni yollara, kurulacak yeni şehir projelerinden birbirinden özel otel ve alışveriş merkezi yatırımlarına, Anadolu Yakamız gün geçtikçe değer kazanıyor. Peki, bu değerin ölçüsü ne ve bu değerlemeyi kimler yapıyor? EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, Kadıköy Life okurları için cevapladı…
Anadolu Yakası’nın ikinci HILTON’u Kozyatağı’na!
Anadolu Yakası’na geçtiğimiz yıl “DoubleTree” markasıyla Kadıköy’de giren Hilton Grubu, ikinci yatırımını Kozyatağı’na yapıyor. E-5 Karayolu’nun Göztepe ile Kozyatağı arasındaki bölümünde inşaatı süren projede oluşacak “Hilton İstanbul Kozyatağı Konferans Merkezi ve SPA” için 150 milyon dolarlık bir yatırım yapılıyor…
Osman Öndeş’ten Modalı Vitol Ailesi…
Osman Öndeş’in soluksuz okuyacağınız yeni kitabı “Modalı Vitol Ailesi”, İngiliz Whittall Ailesi’nin Moda’daki yıllarını anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda 50 yılının geçtiği Moda’yı da tüm renkleriyle veriyor.”
Ve de Mevsim Sonbahardı Kadıköy’ümde…
“Mevsimlerin her yerde aynı, fakat Kadıköy’ümde her yerden daha mevsim olduğu günlerdi” diyen Sertaç Kayserilioğlu, Kadıköy’ün sonbaharlarını yazdı. “İlkbaharı yeşilin en güzeli, yazı mavinin en parlağı, kışı beyazın en beyazı, sonbaharı ise yedi rengin en hazanı…” diye başlayan yazısı size uzaklara götürecek…
Beykoz’daki Yoros kalesi’nde bulunan sikkeler…
Anadolu Yakası’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan Beykoz’daki Yoros Kalesi’nde, 2012 kazı çalışmaları tamamlandı. Elde edilen buluntular, önümüzdeki dönemde bölgenin turistler için çekim merkezi oalcağını gösteriyor…
‘Sayfiye yeri gibi’ MALTEPE…
Kadıköy’ün komşu ilçelerinden Maltepe hakkında ayrıntılı bir inceleme yapan Kadıköylü Mimar Arif Atılgan, sizi nostalji dolu bir yolculuğa çıkarıyor…
İkinci MEGA KENT Tuzla’ya…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çılgın projelerinden “İstanbul’a İki Şehir” projesinin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. İlki Kemerburgaz’a yapılacak 500 bin kişilik çılgın şehirlerden ikincisi ise, Anadolu Yakası’nda Tuzla’ya inşa edilecek. Bu proje ile ilgili haberleri, Türk Basınında ilk olarak Kadıköy Life sayfalarında okuyacaksınız…
Yüksek binalarda yangın güvenliği…
İzocam Genel Müdürü Arif Nuri Bulut, günümüz inşaat ve mimari trendlerinin vazgeçilmez simgesi olan gökdelenlerin inşaası sırasında yangın yalıtımına önem verildiğini, bu konuda en doğru ürünün taş yünü ve cam yünü olduğunu söyledi…
Değişiyorum, öyleyse varım!
Laven Gelişim Enstitüsü’nün kurucusu Uzman Psikolog Pınar Kopar ile hem çocuğunuz, hem de kendiniz için hızlı bir değişim yolculuğuna çıkmayı düşünürseniz, arkadaşımız Özgür Uysal’ın röportajını mutlaka okumalısınız…
Anadolu Yakası’nı yakından ilgilendiren daha pek çok özel haber…
Çoğunu ilk kez duyacağınız Anadolu Yakası’nı ilgilendiren pek çok haberin yanısıra; Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, Enis Fosforoğlu, Melih Arat, Hülya Kurt ve Dr. Sinan İbiş’in sadece Kadıköy Life okurları için kaleme aldıkları birbirinden ilginç konular…
Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar haberlerinin de yer aldığı Kadıköy Life sayfalarında ayrıca, “Anadolu Yakası’nda nereye gidilir?.. Mekânlar, Cemiyet Haberleri, Nişan, Düğün ve Açılış Haberleri…
Kadıköy Life’a ulaşabileceğiniz adresler:
Remzi Kitabevleri bütün şubeleri, Nezih Kitabevleri’nin bütün şubeleri, Kadıköy, Maltepe ve Ataşehir arasındaki tüm gazete satış noktaları, Muhtarlıklar, Benzin İstasyonları, Kadıköy ve Bostancı İskeleleri, Seyhan Müzik Evi, Kadıköy Mephisto, Fima, CKM Kybele Kitabevi, Gergedan Kitabevi, Suadiye Gimtaş Market, Nezih Gurme Marketleri, Moda Eyfel Pastanesi, Moda Alp Kitabevi, Barker Gençlik Merkezleri… |
21-09-2012 |
| | | |
|
 |
DEAD CAN DANCE ISTANBUL'DA!19 Eylül 2012 21:30
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi, İstanbul
1980 ve 90'ların en özgün topluluklarından Dead Can Dance, yaklaşık 15 yıllık bir aradan sonra yeniden İstanbul'da.
1998'de calışmalarına uzunca bir ara veren DEAD CAN DANCE, yeni bir albüm için yeniden bir araya gelmesinin ardından, dünya turnesine 19 Eylül 2012 akşamı Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda gerçekleşecek olan ve Charm Music organizasyonuyla düzenlenen İstanbul konseriyle başlayacak.
1981'de Lisa Gerrard ve Brendan Perry tarafından kurulan topluluk, çağdaş müzik formlarını Avrupa folk müziği, Ortadoğu ve Afrika tınılarıylabirleştirerek eşi benzeri olmayan, özgün bir ses örgüsü inşa etti ve dünya çapında geniş bir dinleyici kitlesi kazandı.Günümüz müzik sahnesinde, hüznü en zarif biçimde ifade eden vokalistlerden biri olan Lisa Gerrard hiç kuşkusuz Dead Can Dance'in bu başarısında önemli bir paya sahip.
Grup ilk albümünü 1984 yılında aynı isimle çıkardı: "Dead Can Dance". Perry bu isimle ilgili "Ölüleri dans ettiriyoruz, çünkü ölüye dirilik katmayı; diriye ölülük vermeyi düşündük grubu oluştururken" demişti. İlk önceleri çoğu müziksever deneysel bir müzik ile karşı karşıya olduklarını düşündü. Aslında bu Perry ve Gerrard için geçerli olabilirdi. Zira Perry klasik müzik eğitimi görmüş sonra punk rock grupları ile çalışmış bir müzisyendi. Gerrard'ın durumu da çok farklı sayılmazdı. Fakat ikilinin yeni tarz denemesi Perry'nin olağanüstü kompozisyon yeteneği ve Gerrard'ın teatral vokal yeteneği ve zekası büyük bir başarıyla sonuçlandı. İlk albümde "A Passage in Time (Zamanda bir Geçit)", "The Fatal Impact (Ölümcül Etki)" ve "Carnival of Light(Işık Karnavalı)" şarkıları büyük beğeni kazandı. Grup ilk albümleriyle elit müziksever kitleye ulaşmayı başardı.
1996'da çıkardıkları Spiritchaser (Ruh kovalayan) albümleriyle Billboard Top World Music Albums listesinde 1 numaraya ulaşan DCD en büyük sükseyi "Within the Realm of a Dying Sun(Ölen Bir Güneşin Krallığında)" adlı üçüncü albümüyle yaptı. 1987'de yayınlanan albüm bir anda bağımsız müzik listelerinin zirvesine tırmandı. DCD'nin ünlü "Cantara" ve "Xavier" şarkıları ilk defa bu albümde yayınlandı. Bu albümde ayrıca sadece üç şarkının İngilizce sözleri vardı. Diğer şarkılar ise Lisa Gerrard'ın atalarının dilinde yani eski Kelt dili, Briton ve Gal dillerine benzer seslerin Orta ve Yakınçağ melodileriyle örtüşmesinden ibaretti. "Ölen bir Güneşin Krallığında" albümü ile DCD barok müziği çağrıştıran, mistik ancak anı zamanda romantik, modern bir karışıma imza attı.
Tüm albümleri ülkemizde yayımlanan topluluk özellikle Baraka adlı belgesel filmde kullanılan "The Seraphim' parçasıyla hafızalara kazınmıştı ve yine topluluğun Ortadoğu müziklerinden ilham alan parçası 'Saltek'bir dönem tüm müzik marketlerce sıklıkla çalınarak İstiklal Caddesi'nin fon müziği haline gelmişti.
Büyüleyici ve ruhani bir gece için şimdiden biletlerinizi ayırtmanızı tavsiye ederiz.
Bilet satış: http://www.biletix.com/etkinlik/NLCH3/ISTANBUL/tr
Bilet fiyatları (Biletix hizmet bedeli dahildir)
1. Kategori - 165.00 TL
2. Kategori - 122.00 TL
3. Kategori - 105.00 TL
4. Kategori - 95.00 TL
5. Kategori - 84.00 TL
|
08-08-2012 |
| | | |
 |
AY-YIKA Artık Abdest Alırken Zorlanmayacaksınız!Kimler Kullanacak ?
Hepimiz abdest alırken ayaklarımızı yıkamakta zorluk çekiyoruz. Özellikle yaşlılarımız veya rahatsızlığı bulunanlar abdestlerini alırken, ayaklarını yıkamakta büyük zorluk çekiyorlar. Çoğu zaman ayaklarını yıkamak için yüksekte bulunan lavabolara ayaklarını kaldırmak zorundalar. Bu sebepten dolayı çoğu insanımız ya dizlerinden sakatlanıyor ya da düşüp bir yerlerini kırıyor. Her abdest alımı ciddi bir yaralanma riski taşıyor ve bunu her gün 5 defa yapıyorlar. Buda artık ayaklarını lavabo ya kaldıramayacak güne gelesiye kadar devam ediyor. Ya da küvette veya duşa kabinlerde eğilerek veya ayaklarına su dökerek ayaklarını yıkıyorlar. Ama çoğumuz için ayağına kadar eğilmekte bir problem. Her küvete giriş-çıkışta ayağınızın kayabileceği düşündüğünüzde ciddi bir risk. Ama bugüne abdest alırken ayağınızı yıkamak için herhangi bir çözüm bulunmuyordu.
AY-YIKA Ayak yıkama üniteleri özellikle abdest alırken ayağını yıkamakta zorluk çeken kişilere kolaylık getirmek için üretilmiştir. Hem ayağınızı çok yukarılara kaldırmadan hem de çok eğilmenize gerek kalmadan dinimizin gereği gibi ayağımızı yıkayabilmek için tasarlanmıştır.
Yapabilenler için çok kolay olan ve bir ihtiyaç olarak gözükmeyen bu ürün, ayağını kaldıramayan veya eğilemeyen insanlarımızı düşündüğünüzde ve günde 5 vakit ezanı beklerken karşınıza çıkan basit ama büyük zorluklardan birine çözüm olduğunu düşündüğünüzde önemini kanıtlıyor.
Sizde abdest alırken zorluk çektiğini gördüğünüz Annenize-Babanıza veya bir akrabanıza veya bir tanıdığınıza yardımcı olmak ve her hatırladığında bir hayır duasını almak istemez misiniz ? veya kendi kullanımınız için almak ?
İşyerleri için ….
Çalıştığınız işyerinde ibadetlerinizi yerine getirmek için abdest almak istiyorsunuz. İşyerinizde bir lavabo veya tuvalet veya bir çeşme mevcut. Peki abdestinizi nasıl alıyorsunuz ? Herkesin ortak kullandığı lavabo’da. İlk olarak ayağınızı lavaboya kaldıracak kadar sağlıksınız. Peki lavabo ayağınızı yıkacak kadar temiz mi? El-yüz-boynunuzu yıkarken bir sıkıntı olmayan lavabo temizliği siz tükürdükten ve sümkürdükten sonra da ayağınızı yıkamak için yeterli temizlikte mi? El ve yüzünüze gösterdiğiniz hijyen ve temizlik sıra ayağınıza geldiğinde çok önemli değil mi?
Bizim önerimiz her iş yerine bir AY-YIKA ayak yıkama ünitesi ile hem lavabolara ayağınızı kaldırarak ayak yıkama zorluğunu ortadan kaldırmak hem de ürünümüzü kullanarak gerekli hijyenin sağlanmasıdır. Ürünümüzün üst kapağı ayrılabilir ve yıkanabilir olduğundan düzenli aralıklarla temizlenebilir. Böylece abdest alan-almayan hiç kimsenin hoşuna gitmeyen lavabo da ayak yıkama eziyetine de son verilmesidir.
Genel Kullanım Alanları için …
Havaalanları, alışveriş merkezleri, büyük işyerleri, yol üstü konaklama, fuar alanları gibi bir çok insanın gün içinde kullandığı yerlerde bulunan tuvaletlerde abdest almak maalesef çok zordur. Hem bu tür yerlerdeki hijyenik olmayan ortam hem de buralarda bulunan lavabo tezgahlarının yüksek olması abdest alımında sıkıntılar doğurmaktadır. Ürünümüz bu tür yerler içinde uygun bir çözüm oluşturmaktadır. Yıkanabilir ve değiştirilebilir üst kapak ile gerekli hijyen sağlanarak bu alanlardaki abdest alırken ayak yıkama sıkıntısına bir çözüm sağlanabilir.
Web: http://www.ay-yika.com.tr
Mail: info@ay-yika.com.tr
Telefon: 0216 526 57 87 |
27-02-2012 |
| | | |
|
 |